18 Mart 2015 Çarşamba

BAŞLIYORUM


Yılan hikayesine dönen ev hikayemi anlatmak için yaptım bu blogu. Moda falan ya bi yandan da hani bizim yaşlarımızda bi ev olsun, çocuk olsun. Yok lan şaka:) Çocuk işine girmeden ev işine girdiğimden minik ellerin minik barnakları yerine toz toprak  inşaat fotoğrafları süsleyecek blogumun sayfalarını. 
Yerimde duramadığımdan yapıyorum blogu, bu uzuuuuun bekleme sürecine katlanmama yardımcı olur hem. Uzun zamandır susmuşum bi de sesim paslanmış.Ha olur da buna benzer projesi olan birilerine yardımım dokunursa ne ala. Ama asıl amaç bu evi OLDURMAK! Bu ev OLMALI! 
Bitmeyen çilelerimi anlattıktan sonra siz de "evet evet olmalı" diye bağıracaksınız:) Bağırmayacaksınız sağ üst köşedeki çarpıya basın bitsin. Daha fazla olumsuz fikre, enerjiye  ihtiyacım yok (ha evet bi de kötü enerji manyaklığı falan da oluyo yaşla).
Her şeyi, başıma gelen her talihsizliği en baştan ballandıra ballandıra anlatçam. Otur çekirdek çitle önünde öyle çıtır çıtır. Üzerinden biraz geçtiği için ilk günkü kadar yoğun olmaz ama elimden geleni yapıcam size layık olabilmek için. 

Hoş geldiniz efendim, hadi ben de hoş geldim. Hadi bakalım başlayalım. 

Bu arada bundan sonraki ilk yazı hemen gelmeyebilir. İspanya'ya dötümü gezdirmeye gidiyorum affedersiniz bir haftalığına. Önümde uzun ve yorucu fiesta, siesta kısır döngülü günler, geceler... Taam taam gittim siz ağzımı yüzümü kırmadan;) 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder